Yaşam içerisinde kalma amacı çevre tarafından alınan olumlu olumsuz kabuldür. Yaşam koşullarını iyileştiren ve sağlıklı ruhsallık içerisinde olmayı sağlayan en önemli sebep ise olumlu kabul görmektir. İçinde bulunulan toplum tarafından onay görmek, beğenilmek, saygı görmek o denli önemlidir ki çevre tarafından alınan karşılıklar doğrultusund a yaşama dair istek, umut, heyecan oluşmaktadır.

Bazı kişiler de vardır ki çevre tarafından her daim olumlu kabul alma kaygısı ile yaşamaktadır. Eleştirilmek, onaylanmamak, hata yapmak sistemlerini oldukça sarsmaktadır. Kendilerini kötü hissettirecek hiçbir durumun içerisinde kalmak, bulunmak istemezler. Yapamayacaklarını düşündükleri işlere girmekten kendilerini alı koyarlar, çevrelerinde bulunan insanları genellikle kendilerinden daha başarısız ve yeteneksiz insanların olmalarını tercih ederler. Bu şekilde davrandıklarında kendilerinden daha başarılı kimselerden uzak duracak, kendilerinin de en başarılı en ulaşılmaz kişi olarak algılıyor olacaklardır.

Bahsedilmekte olunan kişilere ‘narsist’ denilmektedir. Narsisizim, başkalarından aldıkları onay ile kendine güven duymayı sağlayan, başkalarından onay alamadıkları takdirde güven duyguları zedelenmesidir.

Peki buna sebep olan nedir? İnsanların sürekli olarak kendilerinin mükemmel olarak algılanmalarını beklemeleri, kendilerinin mükemmel olarak algılanmalarına karşın çevresindeki kişileri sürekli olarak yermelerinin sebebi ne olabilir.

Kendine güveni yüksek görünen kişilerin içlerinde doyuramadıkları ya da yeterince sahip olamadıkları sevgi ihtiyacı bulunmaktadır. Bu sahip olamadıkları sevgi ihtiyacı çoğunlukla erken yaşam dönemlerinden kaynaklanmaktadır. Ebeveyni tarafından onay almak için mükemmel olmaya çalışmakta olabilir ya da başarılı olduğu için gördüğü sevgiyi sürdürme ihtiyacı da olabilir.

İlk çocukluk yıllarında alınamayan sevgi ihtiyacını yetişkinlik döneminde çevresinde bulunan insanlar tarafından almaya çalışmaktadırlar. Ne kadar çok onay, kabul, alkış alıyor olsalar da onların içlerinde bir yerlerde hep eksik kalan bir yan olacaktır. Gerçekten onaylanmak istedikleri işverenleri değildir. Babası tarafında alınan ‘tebrik ederim, harika bir iş çıkardın’ mesaj olacaktır. Ya bu mesajı vermesi beklenen kişi hayatta değildir ya da kendisi de mükemmel olma duygusu içerisinde o kadar kalmaktadır ki, kendi evladının dahi başarılı olması kişinin özsaygısına tehdit olarak algılanacağı için bu mesaj hiçbir zaman verilmeyecektir.

Kendilerine güveni yüksek olan kişilerden görülen en belirgin özellikler ise; ruhsal dünyalarında kendilerinin bile farkında olmadıkları ama içten içe bilseler bile bunu söze dökerek ifade etmeleri oldukça zor olan, yetersizlik, suçluluk, utanç ve korku olabilmektedir. Bu duyguların farkındalığı kendilerine oldukça zarar vereceğinden ötürü, bu duygularla baş edebilmek için kendilerinin çok yetenekli olduklarına, hata yapmadıklarına, hata yapmış olsalar dahi bu durumdan kendilerine pay biçmeyeceklerine, hiçbir şeyden korkmayan cesur insanlar olarak görünür ve algılanmak isterler.

Bu kişilerin algıları çevreye karşı oldukça duyarlıdır. Dış çevrede olup biten her şeye kulak kesilirler. Tüm kontrolün ellerinde olmasını isterler. Her daim sağlam durmaya gayret eder, olası tehlikelere karşın tetikte beklerler.

Kendi bedenlerine karşı oldukça ilgilidirler. Sağlıkları konusunda bedenlerinden aldıkları duyumları dikkatli şekilde inceler, olağandışı bir şey fark ettiklerinde oldukça gerilirler. Bir soğuk algınlığı, basit bir baş ağrısına dahi tahammül etmekte zorlanırlar. Hastalanmak demek onlar için birinin yardım ve desteğine ihtiyacı olduğu anlamına gelir ve kendilerine güveni yüksek olan kişiler için birinin desteğini almak oldukça zorlayıcı olmaktadır.

Bu kişiler kendi benliklerinden uzaklaşarak birilerinin istediği ya da kendi hayalini kurdukları kişiler olurlar. Yaşantıları içerisinde kendileri ile tanışabildikleri küçük bir alan açabilirlerse ne iyi. Bazen savunmalarını bıraktıkları yerlerde bazen de kendilerine açtıkları bu alanlarda kendilerini bulabilirler. O zaman asıl rahatlığa erişebilecek olacaklarını tahmin ediyor olsalar da kalıplaşmış düşünce yapısını psikolojik destek almadan yapabilmeleri zorlayıcı olabilmektedir.

Kendini bulmaya, görmeye cesareti ve isteği olan kişiler ile ruh sağlığı profesyonelleri kişilerin kendi içlerinde bakmaya zorlandıklarını yanlarını görmek istedikleri ve görebildikleri hızda karşılaştırmayı amaçlamaktadırlar.