Neredesiniz şimdi, kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Kendinizi yorgun, enerjiniz azalmış, önünüzde yapmanızı bekleyen yığınla iş olmasına rağmen kolunuzu kaldıracak gücünüzün olmadığını hissediyor olabilir misiniz? Hayatınızın anlamını yitirmiş, nerede ve nasıl biri olmak istediğinizi bilmiyor, daha da kötüsü gökyüzünde bir toz gibi oradan oraya savrulduğunuzu düşünüyor musunuz?
Yukarıda bahsetmiş olduğum soruların büyük bir kısmına ‘evet’ cevabı verdiyseniz hayata karşı ‘tükenmiş’ olabilirsiniz. Peki, tükenmişlik dediğimiz bu kavram ne anlama gelmektedir.
Tükenmişlik kavramı 1970’li yıllarda beri psikoloji literatüründe yer almaktadır. Ülkemizde ise medyada popüler olan ünlülerin yaşamış olduğunu sorun olarak gündeme gelmesiyle bilinmektedir.
Tükenmişlik; iş yaşamında aktif yol oynayan, özellikle de insanlar ile bire bir temas içerisinde olan meslek gruplarında çalışanlarda sık görülmektedir. Başarısız olma, yıpranma, enerji kaybı veya karşılanmayan istekler sonucunda bireyin iç kaynaklarında tükenme durumu meydana gelir. Bireyin elinde bulunan kaynakları ile beklenti ve taleplerinin örtüşmemesi durumunda yaşanır.
Günümüzde insanların büyük çoğunluğu kendilerini bir topluma kabul ettirebilmek, onaylanmak için yapmakta oldukları işler ile ön planda olma çabası içerisindedirler. Bireyler kendilerinde önce işlerine zaman ve emek ayırdıkları için bir süre sonra hayatın anlamını yitirmeye başlayabilir, neyi, neden yaptığını sorgulamaya başlayabilirler. Bu sorgulamanın ardından kendilerini tatmin edici cevaplar alamamalarının ardından ‘tükenmişlik sendromu’ dediğimiz problem ortaya çıkmaktadır.
Bu sorun başlangıçta yavaş seyretmektedir, fark edilmez ise ilerleyerek depresyona sürüklenebilir. Küçük bir kar topu gibi önündekileri katarak ilerler ve bir süre sonra durdurulması güç olabilir.
Literatürdeki kaynaklar incelendiğinde bu sorunu kadınların daha fazla yaşadığı görülmektedir. Kadınlar hem iş hayatında hem çalışma hayatında aktif rol oynamalarına rağmen bazı durumlarda çevrelerinde bekledikleri takdir ve onayı alamıyorlar. İş hayatında cinsiyet eşitsizlikleri yaşıyor, hak edilen terfi ve ücreti alamıyorlar. İş hayatında yaşamış oldukları sıkıntılara ek olarak akşam eve döndüklerinde onları bekleyen bir ev, temizliği, düzeni, yemeği ve birçok sorumluluk kadınlara yüklenir durumdadır. Hal böyle olunca kadınların ‘tükenmişlik sendromuna’ girme olasılığı daha fazla oluyor.
Tükenmişlik sendromu belirtileri
- Daha önce yapmakta olunan aktivitelerden keyif alamama
- Karar vermekte ve kararları sürdürmekte zorluk yaşama
- Enerjide azalma, hayattan keyif alamama
- Dikkat dağınıklığı
- Uykuya dalmakta, sürdürmekte zorluk çekme
- Bedensel olarak bir takım ağrılar (baş, bel, bacak vb.)
- Özgüvende azalma, kendini yetersiz ve başarısız hissetme
- Eleştirilere tahammül edememe
- Gerginlik, umutsuzluk, sinirlilik hissi
Sayılmakta olunan bu ve benzeri belirtilerin sizde olduğunu düşünüyorsanız bir destek almanız önerilmektedir. Bu sıkıntıların kendiliğinden geçmesi güç durumdur, ilerlemesi durumunda kontrol edilmesi zorlaşabilir.
Tükenmişlik sorunu yaşamaktaysanız; her şeyden önce kendinizin önemli olduğunu unutmadan, kendi içsel yolculuğunuza dair ilk adımı atabilirsiniz. Kendinizi ne kadar iyi tanırsanız neyi, neden istediğinizi seçme ve karar verme gücüne erişmiş olursunuz.
Uzman Psikolog Melike ADLI

